Blog

Ümit on the beach nasıl yapılır? Kokteyl tarifi!

Ümit on the beach nasıl yapılır? Kokteyl tarifi!

Dostlar bu sıcak yaz aylarında içinizi ferahlatacak harika bir karışım hazırlamaya ne dersiniz! 

Göz kararı deneyimlerimle harika bir karışım buldum. Şimdi sizlere bu karışımı nasıl hazırlamanız gerektiğinden bahsedeyim. Evinizde olan herhangi bir sürahinin içine yarısına kadar buz doldurun. Daha sonra limonları önce ortadan ikiye sonra onları da ikiye bölün ve buzların yanına gönderin. 2. limonunuzu ortadan keserek buzun üstünden elimizle sıçratmadan dikkatlice sıkın veya önceden sıktığınız limon suyunu sürahiye boşaltın. Taze nane yapraklarını üzerine ekleyin. Evet çok iyi gidiyorsun dostum! Güven bana deneyimlediğinde lezzetini anlayıp beni anacaksın.

Biraz promil yükleme vakti! Alkolleri boşaltma sırasını size bırakıyorum. Her alkolden bir shot bardağı kadar koyacağız. Bu aşamada sizler en çok hangi aromayı ve alkolü seviyorsanız onu daha fazla miktarda koyabilirsiniz. Genel anlamda kokteylimizi rahatsız etmez. Ben önce elimde en fazla ondan olduğu için cin kullandım. Daha sonra üzerine bir çorba kaşığı esmer şeker döktüm. Üzerine sırayla Absolut, Smirnoff, Tekila ekledim. Bunlardan sonra maden suyu ekledim küçük şişenin tamamına yakınını boşalttım. Daha sonra baskın aromaya sahip olan Schweppes'i yarım shot bardağı miktarında karışıma ilave ettim. Üzerine aynı miktarda limonata ekledim. Karışım hazır dostlar son aşaması bu karışımı cılkını çıkarmadan karıştırmak.

Uzun sapa sahip olan kaşık yardımı ile tüm karışımı karıştırdım.  Son olarak süsleme kısımları hayal gücünüze kalmış. İster şemsiye açın ister limon kesip sürahinin kenarına asın! Her türlü havanızı atın. Ben barmen oldum, barista oldum, benim babamda baristaydı falan diyin. Umarım faydalı olmuştur. Siz de ümit on the beach kokteylini google amcaya sormayı sakın unutmayın 😉 

İstanbul ağlıyor!

İstanbul ağlıyor!

8 sene önce buraya geldiğimde bin türlü hayal ve güzelliklerle karşılaşacağımı düşünüyordum. Çarpık yapılaşma, artıyordu. Arttıkça artıyor ve artmadan duramıyordu.-Dursana olum! dedim yok yine durmadı.
Fırsatlar şehri olarak bildiğimiz İstanbul kendini yok etmeye başlamıştı bile, sadece ağlayanı yoktu sanırım.. Artık nefes almayı dert etmek yerine ay sonu nasıl gelecek bu para bana nasıl yetecek, akpilimde kaç para var gibi çaresizlik cümleleri kuruyorduk. Yani sizin anlayacağınız istanbul bize türkü söyletmeye başlamıştı bile.
Tabi bir süre bunun farkında bile olmadan yaşamaya devam ettim, nasıl fark edebilirsiniz ki zaten! İstanbula okumaya gelecek dostlarım varsa şimdiden evinizin çevresinde koşmaya başlayın, bu turlarınızı atarken de bir daha düşünün derim. Hedefinizde artist olmak varsa işte o zaman el fatiha arkadaşlar. Ona ben bile çare bulamam artık yalnızsınız..

Sanal Gerçeklik Sony VR Deneyimim

Sanal Gerçeklik Sony VR Deneyimim

Sanal gerçeklik hakkında söylenen bir çok şeye rağmen ben kendim deneyimlemeden bir yorum yapamazdım. 
Geçtiğimiz günlerde Kanyon AVM de karakter figürleri satan ve aynı zamanda VR Cardboard deneyimini de kullanıcılarına tanıtmak amacıyla kurulmuş bir mağaza gördüm. Zaten uzun süredir bu deneyimi yaşamak istiyordum, artık tam da karşıma gelmişti. Fırsat bu fırsat hemen mağazaya girdim ki ne göreyim! Zaten adamlar baya oyun muhabbeti yapıyorlardı ve Call Of Duty oynuyorlardı.
 
-Bende denemek istiyorum mümkün mü acaba? diye sordum. Gerçekten çok içten bir ifade ile bana tabiki efendim buyrun diyerek VR mantığını anlattılar. Sanal gerçeklik başlığında yeni oyunlar ve  360° videoların deneyim açısından gerçeğe yakın his vermesi hakkında makaleler okumuştum ve video içerikler izlemiştim ama şimdi bu deneyimi yaşama vakti gelmişti. Bu arada ben Playstation 4 Pro üzerinde Sony marka VR denedim bilginize. 
Call Of Duty oyununu hazırladılar ve bir uzay gemisi sahnesinden oyun başlıyordu. Adaptasyon süreci için bana hangi tuşun ne işe yaradığını gösterdiler. Bir bar taburesine oturdum ve joystick ile kendimi sanal gerçeklik dünyasında buldum. Baş ağrısı yapabileceğini söylediler ama beni pek etkilemedi. Ayrıca gözlük kullanan arkadaşlar var ise hiç bir zararı yok gözlüğünüzü çıkarmadan da cihazı kullanabiliyorsunuz. Gayet rahat ve konforlu bir ergonomide yapılmış olsa da uzun süre dayanabileceğimi sanmıyorum. Çok daha ileri bir teknoloji yapılmalı bu durumda kafanızda bir ağırlık var neticede ve şu anki fiyatları da 1800-2000 TL civarında.
Henüz çok da gerekli görmedim kendim için. E tabi para varsa nerden aldım ben bu VR'ı demezsiniz. Neticede video deneyimi de var bu işin. Yakın zamanda teknolojinin de ilerlemesiyle bu tarz videolar çoğaldı ve çoğalmayada devam edecek gibi görünüyor. 
4-5 oyun hiç bir gemi patlatamasam da son 2 el baya gemi patlattım, ayıp olmasın diye de daha fazla meşgul etmeden gözlüğü sağ sağlim görevliye teslim ettim. Mağazaya gitmenizi tavsiye ederim harika figürler var. Ben de figür manyağı olduğumdan bu tarz mağazaları dolaşmaktan zevk alıyorum. 

Bağlama alırken nelere dikkat etmeliyim?

Bağlama alırken nelere dikkat etmeliyim?

Arkadaşlar öncelikle şunu bilmelisiniz ki her bütçeye uygun bağlama vardır. Bu bağlama çok ucuzmuş işimi görmez, biraz pahalı bir şey olsun,oyma dut çok iyi oluyormuş, yaprak sazlar daha hızlı kuruyormuş vb. cümleler kuruyorsanız henüz satıcıların tuzağına düşmeden kendi zihninizde yanlışların doğruluğunu kabul ettiniz bile. Hee bir de sakın internetten sipariş verip de bağlama almayasınız efendim. Bağlamanın ses rengini duymadan asla kalitesi hakkında yorum yapamazsınız.

Geçtiğimiz günlerde bu soruyu youtube videolarımdan birinin altında gördüm. Mümkünse bağlama konusunda bilgi sahibi tanıdıklarınız varsa onlarla birlikte satın alma işlemini gerçekleştirin. Bağlamanın akustik ses rengine alışkın aktif çalışmalar yapan bir kişi rahatlıkla hangi bağlamanın sizin işinizi göreceğini anlayacaktır. Eğer böyle bir tanıdığınız yoksa altarnatif olarak hangi yaşta olursanız olun kendinize en yakın ortaokula veya liseye giderek müzik öğretmenlerinden destek alabilirsiniz. Onlar kendileri bağlama çalmıyor olsalar bile müzik kulağı olan kişiler olduklarından size yol göstereceklerdir.

Yok ben kimseden destek alamam çevremde böyle bir imkan yok diyenlerdenseniz genel olarak size nelere dikkat etmeniz gerektiğini şöyle sıralayabilirim; Yeni başlayan ve bütçem 200 TL civarı  orta seviye bir bağlamaya kavuşabilirsiniz. Benim tavsiyem ise bu rakamı başlangıç seviye olarak görmeniz. Mazallah sonra çızırtı geliyor, bir türlü akort yapamıyorum, akortum kaçıyor, sesler bir türlü arkadaşımın bağlamasındaki gibi çıkmıyor, ben türkü dinlerken bu bağlamaların sesleri ile benim bağlamamın sesinin alakası bile yok dersiniz. Hiç endişelenmeyin siz zaten nerden bileceksiniz ki..

Daha da önemlisi kendinize bir bağlama almadan önce, ona ne kadar zaman ayırabileceğinizi mutlaka bilmeniz gerekiyor. Eğer bilmiyorsanız bir plan yapın çünkü bağlama satın alıyorsunuz düzenli olarak bakım isteyen bir enstrüman olarak size arıza çıkaracaktır. Örneğin 2-3 hafta çalmaz iseniz burgularınız şişebilir ve esnekliğini yitirip siz akort yaparken sizi ciddi derecede bunaltabilir ve bağlama çalmaya hevesli olan siz artık hevesinizi kaçıran bu durumun içerisinde kalakalacaksınız.

Deli saçması hurafelerden uzak durun ağaç yaş iken eğilir derler ya, bağlama da ağaç olduğuna göre kuru mu değil mi bunu bilmek lazım. Eğer tam kurumamış bir bağlama alırsanız sizin kurutmanız gerekecektir. Bir diğer dikkat edilmesi gereken ise eğer sesiniz güzen veya türküleri hem söyleyip hem çalacağım diyorsanız kendi sesinize uygun seslere akort edebileceğiniz bir bağlama seçmenizde fayda vardır. Yeni başlayanlar için ve hızlıca birşeyler çalmak isteyenlere tavsiyem kısa sap bağlamadır. Her el yapısına uygun ve kullanışlı olacaktır. Dinlediğiniz müzik tarzı bağlama seçiminize yansıyacaktır. Eğer ben Neşet Ertaş dinliyorum diyorsanız size kısa sap beni bırak uzun sap veya divan bağlama al arkadaş diyecektir. Örneğin deyiş vb tarzda müzik dinliyor ve bu tarzda eserler çalmak söylemek istiyorsanız da uzun sap size bi git diyecektir.

Böyle birşey olmasına asla izin vermeyin. Kafanıza göre bağlama almayın, hurafelerden uzaklaşın ve bilen bir kişiden yardım isteyin. Bütçenize uygun bir bağlama bakın, fazlaca para harcanıp (1500-2500TL) ses renginin hiç hoşuma gitmediği bağlamalara rast gelmişimdir. Bu nedenlerden dolayı yardım istemek iyi bir şeydir.

Bağlama Nedir? Ne Değildir?

Bağlama nedir? Ne değildir?

Bağlama; 3 bölümden oluşur ve bir halk enstrümanıdır.

Bu bölümler : Sap(klavye,kol)-Gövde(tekne,gövde)-Burgular(tuner,kulak) eski dilde kullanımlarına örnek vereyim; abi ben uzun kol çalıyorum, abi ben kısa kol çalıyorum, kulaklar arızalı, gövde hangi ağaçtan yapıldı? vb. 

kopuz ile ilgili görsel sonucuHer ne kadar çalım kuralları olsa da serbest çalım stiline sahip bir müzik aletidir.  

Formu zamanla değişime uğramıştır, her değişimin ayrı bir lezzeti vardır. İlk bilinen formu su kabağından yapılmıştır. Yay yardımı ile çalınanına ıklığ, mızrap veya el ile çalınanına ise kopuz adı verilir. Malzeme olarak su kabağının üzerine çok ince deriler gerilerek kiriş telleri geçirilmiş ve net sesin çıkması sağlanmıştır. Böylelikle kopuz, bağlamanın kilometre taşı haline gelmiştir. 
ıklığ ile ilgili görsel sonucu

Daha sonra bu formu bozmadan ağaçlar oyularak üzerlerine deri germe işlemi yapılmıştır. Ses tahtasının masif gövde ile birleşmesiyle ve tellerin kiriş telden metal tele geçilmesi bağlamanın son formunu almasında öncü olmuştur. Günümüze kadar gelen kopuz, uzunca yıllar kullanılmış olmasının yanında bir çok psikolojik deformasyona da maruz kalmıştır.

Halk tarafından iyi bilinen türkü yakmak terimi dahi günümüzün alay konusu olmuş olmasından anlaşılan o ki günümüz ozanları pek de türkü yakamaz olmuşlar. Bağlamaya sormak lazım, en son ne zaman yeni bir ses yeni bir ritm, yeni bir türkü yaktın? diye. Neyse işte günümüzde bağlama, seri üretimleri yapılan, elektronik aksamlar ile delinip deşilen, kalk bi oyun havası çal da oynasak tabirlerinin kullanıldığı bir müzik aletidir. Ama sen yapma! bağlama candır.